Anasayfa | Fiyat Listesi | İletişim
 
 
 
 
 
Ürünler / Teknik Bilgiler / Teknik Bülten  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kabloların Akım Taşıma Özelliklerine Tesir Eden Faktörler
 

Bu bülten, uydu sisteminde kullanılan aktif ve pasif elemanların işlevleri konusunda bilgilendirmek ve merak edilen soruların yanıtlarını vermek için hazırlanmıştır.

     
Analog ve Dijital TV Günümüzde, Uydu sistemlerinin de yaygınlaşması ile birlikte "Dijital kanal" terimi çok sık kullanılmaya başlanmıştır. Nedir dijital kanalları bu kadar popüler ve özel yapan şey? İletişimin analog veya dijital olması da ayrı bir konudur. Analog sinyalin elektriksel şekli gerçeğine görsel olarak da benzer veya doğru orantılıdır. Oysa dijital sinyal, genlikleri aynı olan (1=+5V veya 0=-5V gibi) matematiksel bir yapıya sahiptir, öyle ki her şeyin sayısal bir karşılığı vardır ve sayılar kullandığımız 10 tabanında değil 2 tabanında yazılır. Dijital sinyallerde amaca uygun yazılımların da yardımıyla ; örnekleme, sıkıştırma, şltreleme, sıralama, kanal bilgileri … v.b. şeklinde, pek çoğu analog sistemlerde mümkün olmayan işlemler uygulanabilmektedir. Bunun sonucu olarak Dijital sistemlerin imkanları Anolog sistemlere göre çok daha üstündür. Görüntü kalitesi ise tv anten sistemi ve tesisatına bağlı olarak çok daha üstün olabilir.  
     
Elektriksel Gürültü
Her elektriksel işarette, çeşitli sebeplerden kaynaklanıp rasgele değişen ve gürültü (noise) dediğimiz elektriksel işaretler de bulunmaktadır. Ana işaret seviyesi yeterli olduğu sürece gürültü arka planda kalır ve ana işaret tarafından bastırılır. Ancak gürültü seviyesi ana işaretin belirli bir oranına geldiğinde hissedilmeye başlanır. Ana işaretin (sinyal) gürültü işaretine oranına Sinyal / Gürültü (Signal/Noise : S/N) denir. Ana işaret seviyesi düşerse S/N oranı azalır ve gürültü kendini gösterir. Örneğin TV ekranında düşük S/N oranında kumlama, çok düşük S/N oranında karlama şeklinde kendini gösterir. Dijital TV yayınları, belirli şltrelerden geçirilerek gürültüden arındırılır.
 
     
Matematiksel data yapısı ve şltreleme işlemi sonucu olarak izleyici, ekranında gürültüden arındırılmış net bir görüntü izler, herhangi bir kumlanma gözlenmez. Öte yandan, dijital sistemlerde ana işaretin seviyesi düşerse yani S/N oranı azalır ise, şltreleme işlemi sırasında orijinal işaret algılanamaz ve yayın ya donar ya da tamamen kesilir Sonuç olarak, problemsiz bir yayın izleyebilmemiz için sinyal/gürültü (S/N) seviyesinin yüksek olması gerekmektedir. (S/N oranı en az 46dB olmalıdır).

Transmisyon
Elektromanyetik dalgalar boşlukta ve havada ışık hızıyla hareket eder. Bir kablonun içindeyse kablonun cinsine göre ışık hızının %60-%90'ı kadar bir hızla hareket ederler. Son kullanıcıları doğrudan ilgilendiren tarafı kablo vasıtasıyla yapılan transmisyondur.

 
Şekil 1
 
Kabloda Transmisyon Etkileyenleri
Zayıflama
Elektriksel bir işaret bir kablodan geçerken kablonun özelliğine ve işaretin frekansına bağlı olarak zayışamaya uğrar. Zayışama frekansın karesi ve kendisi ile ve kablo boyu ile doğru orantılı olarak artar. Bu bir şzik kanunudur ve engellenemez. Ancak doğru kablo seçimi ve projelendirme ile sorun çözülebilir. şekil 1'de Ören Kablo HD080 HDTV video kablosunun 100m uzunluğundaki zayışama eğrisi bulunmaktadır. şekilde de görüldüğü gibi, sinyalin frekansı arttıkça kabloda oluşan zayışamalar da parabolik olarak artmaktadır. Kablo da kullanılan iç iletkenin yüzeyi genişledikçe, zayışama değerleri de daha düşük seviyelere inmektedir. Bu yüzdendir ki, iletişim mesafesi arttıkça, iç iletken çapı daha büyük olan kablolar seçilmelidir. (Yüksek bina şaftlarında RG6 yerine RG11 kablo tercih edilmelidir) TV sistemleri (RF) 47-862 MHz arası, uydu TV sistemleri (IF) ise 950-2150 MHz arası frekanslara sahiptirler. Bu kadar yüksek frekanslar kullanılması, sinyali taşıyan kablolarda meydana gelen zayışamaların da daha yüksek seviyelere çıkmasına sebep olacaktır. Örneğin 100 prizli RF bir dağıtımda santralden çıkan sinyalin %99'u kablo ve dağıtıcılarda harcanır, en uzak prizde kalan %1 sinyal ile çok net bir görüntü alınır. Sistemde kayda değer bir güç (Watt) olmadığından kayıp güç önemli değildir, yeter ki alıcıya ulaşan sinyalin gücü, alıcının hassasiyet seviyesinden yüksek olsun. Projelendirme ile kaliteli kablo ve cihazlar kullanılması durumunda net görüntü alınabilmesi için geriye kalan iyi bir tesisat uygulaması yapılması olacaktır.
 
Karakteristik Empedans ve Yansıma
Yüksek frekanslı elektronik devrelerde yansıma önemli bir sorundur. Sistemde kullanılan kabloların ve aktif-pasif cihazların girişçı kış empedansları 75 Ohm değerinden uzaklaştıkça yansıma oluşur. Yansıyan dalga ile ilerleyen dalga her noktada farklı şekilde karışarak işaretin orijinalliğinden uzaklaşmasına sebep olur. 75 Ohm karakteristik empedans değeri bir Ohm metre ile ölçülemez, bu yüzden üretici şrmanın Ar-Ge düzeyi ile Test&Measurement altyapısı çok önemlidir. şekil 2'de ÖrenKablo HD080 HDTV digital video kablosunun Empedans Eğrisi görülmektedir. Ortadaki mor çizgi, 75 Ohm sabit karakteristik empedansı temsil eder. Sarı çizgi ise, kablonun empedansını temsil eder. şekilde de görüldüğü gibi, kablonun empedans karakteristiği 75 Ohm çizgisine oldukça yakındır. Aynı kablonun yansıma karakteristiği şekil 3'de görüldüğü gibidir. Bu kablonun geri dönüş kayıpları, 1500MHz frekansında -26dB seviyesindedir. Bunun anlamı karakteristik empedansın uygun ve yansımanın düşük olduğudur.
     
     
Kablo empedansının 75 Ohm değerinden uzaklaşması, yansıyan sinyallerin sayısının artmasına ve geri dönüş kayıplarının yükselmesine sebep olur. şekil 4'de empedans karakteristiği ortalama 78.5 Ohm değerinde bir kablo görülmektedir. şekil 5'de aynı kablonun geri dönüş kaybı graşği görülmektedir. Empedans değerinin 75 Ohm seviyesinden uzaklaşmasının sonucu olarak, kablonun geri dönüş kayıpları da 1500MHz frekansında yaklaşık -15dB seviyesine çıkmıştır. Sonuç olarak bu iki örnek incelendiğinde, kablo empedansındaki yaklaşık 3.5 Ohm gibi ufak bir değişimin geri dönüş kayıplarını 11dB gibi büyük bir seviyede etkilediği rahatlıkla anlaşılıyor.
     
     

Enterferans ve Ekranlama
Bir tv sisteminde sinyal seviyesi birkaç mV ile birkaç yüz mV arasındadır ve dışarıya rahatsızlık vermesi mümkün değildir. Ancak bu kadar düşük seviyeli sinyaller dışarıdan gelebilecek etkilere karşı zayıftırlar. Özellikle 220V=220.000 mV seviyesindeki elektrik enerji hatlarından olumsuz etkilenirler. Bu sorunları önlemek için kabloların yüksek ekranlama seviyesine sahip olması ve topraklamaların doğru bir şekilde yapılmış olması gerekir. Koaksiyel tv kabloların tesisatı, enerji hatlarından uzak ve EMC (ElectroMagnetic Compatibility) talimatlarına uygun yapılmalıdır.

Ömür
Bir cihaz veya malzemenin başlangıçta istenileni sağlıyor olması gerekir ancak yeterli değildir. Her malzeme veya cihaz, ilgili standartlarda tarif edilen koşullarda ve öngörülen sürelerde aynı performansı göstermesi gerekir. Elektronik sistemlerdeki yüksek frekans kablolarında; bakır, dielektrik malzeme, dış kılıf ve ekranlama malzemesi ömrü etkileyen unsurlardır. (Long Term Stability : Uzun zaman kararlılığı)

Tesisat
TV sisteminin gerçeklenmesi sırasında kablolar ile aktif ve pasif cihazlara gösterilen özen de sonucu önemli oranda etkilemektedir. Örneğin bir koaksiyel kablo minimum bükme yarıçapından daha fazla bükülürse içindeki dielektrik malzeme ezilebilir, bunun sonucunda kablonun 75 Ohm karakteristik empedansında değişme gözlenir. İzolasyon yapısında dış skin (izolasyon üzerindeki çok ince katı polietilen zar) bulunan kablolar, bu ezilmelerin önüne geçmede etkilidirler. Kablaj, montaj ve bunlara ilişkin altyapılar işçiliğinin bilimsel ve teknolojik kurallara uygun talimatlara göre yapılması gerekir.

     
Binaların Analizi
Binaları tesisat mühendisliği uygulama sorunları bakımından ikiye ayırabiliriz:

1 - Faal Binalar İçinde oturulan, yaşanılan, çalışılan binalardır. Faal binalarda kablo tesisatlarının yapılmasında ciddi sorunlar olmaktadır. Bu sorunlar; uygulama zorluğu, maliyet artışı ve hukuki sorunlar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Ancak kısa yoldan gidilip aşırı pratik çözümler uygulandığında sistemlerin ömrü kısa olmaktadır. Faal binalarda uydu ortak anten sistemlerinin sağlıklı uygulanabilmesi için;

a) Uydu antenlerin fırtınalardan etkilenmeyecek sağlamlıkta tesis edilebileceği sağlam beton zeminler olmalıdır.

b) Kablo tesisat güzergahının salon prizlerine ulaşmasında, proje değerlerini de dikkate alarak en akılcı çözümler bulunmalıdır. Gerekirse apartman merdiven boşluklarından kablo şaftı yapılmalıdır.

c) Her dairedeki prizler test edilerek iş teslim edilmelidir. Uydu ve yerel yayınların tek kablodan birlikte verilmesinin yarattığı teknik sorunlar keşif ve proje revizyonları ile çözülmelidir.

d) Apartmanlarda ev sahipleri kadar kiracıların da oturduğu düşünülerek, maliyet paylaşımı için hukuki çözümler uygulanmalıdır. Örneğin SMATV sisteminin 5 yıl içersinde amortismanının sıfırlandığı düşünülerek, maliyet paylaştırılabilir.

 
2- İnşaat Halindeki Binalar
Henüz yapım aşamasında olan binalardır. İnşaat halindeki binalarda projelerin ideal bir şekilde uygulanması imkanı vardır, tabi ki bunun için inşaatın son aşamasını beklememek kaydıyla. Türkiye'nin birçok yerinde apartmanlarda SMATV (Uydu Ortak Anten Sistemi) olmadığını görmekteyiz. Ancak bilimsel, teknolojik ve hukuki esaslara uygun olarak yapılacak SMATV sistemlerinin gerek milli verimlilik artışında gerekse görüntü kirliliğinin önlenmesinde çok faydalı olacağı aşikardır.
     

Uydu Ortak Anten Sistemi (SMATV)

• Satellite Master Antenna TV (Uydu ortak sistemi) bir apartmanda, her dairenin ayrı uydu antenleri tesis etmesi yerine, uydu antenlerinin ortak kullanımını sağlayan bir sistem ve tesisattır.

• Uydu ortak anten sistemi daire başına düşen maliyeti azaltmaz veya artırmaz.

• SMATV sistemi her uydu prizini bir abone olarak görür, prizden prize geçişli bağlantı olmaz. Bu nedenle salondaki TV prizinin birisi bu amaçla seçilir.

• İzlenecek her uydu için ayrı ve bir adet gerekli özellikte uydu anteni çatıda tesis edilir. Genellikle Türksat + Hotbird + Digitürk antenleri tesis edilmesi Türkiye için en ideal çözüm olmaktadır.

• İdeal tv tesisat mimarisi (topolojisi), her tv prizinden gelen kabloların evin bir yerinde toplandığı yıldız tesisat (star distribution) şeklindedir.

• Evin her prizinden yerel anten veya kablolu tv yayınlarını izleyebilmek için Ortak Anten (MATV) altyapısı da bulunması gerekir.

Uydu Ortak Anten Sistemi Bileşenleri
Bir uydu ortak anten sistemi temel olarak 3 bileşenden oluşmaktadır:

1- Çatıda uydu anten ve LNB

2- Aktif ve pasif dağıtım cihazları (Multisiwtch, Splitter, Tap Off, Hat kuvvetlendirici, Priz)

3- Koaksiyel kablolar : RG11 (ana hat), RG6 (tali hat) ve RG59 (ara kablo) şeklinde 3 farklı koaksiyel kablo kullanılır.

 
     
Uydu Anten (Satellite Dish Antenna)
Uydu anten tabiri yerleşmiş olsa da aslında bu ürün bir reşektördür. Uydudan gelen elektromanyetik dalgaları yüzey eğriliği sayesinde bir odak noktasında toplayarak, bir çeşit optik mercek görevi yapar. Odak noktasında LNB bulunur. Uydu antenin kazancı ve odaklama yeteneği önemlidir. Bunun yanında boyası haşf kumlu olup güneş ışınlarının dağıtılmasını sağlamalıdır. Diğer yandan istenen açıya ayarlanabilmesi için yatay (horizontal) ve düşey (vertikal) ayarlarının rahat yapılabilmesi ve fırtınalara karşı dayanıklı olması gerekir. Off-Set uydu anteni simetrik değildir. Odak noktası antenin alt tarafına daha yakındır. Bir çeşit şaşı bakar, ufka doğru bakarmış gibiyken daha yukarı görür.Off-Set anten dik durduğu için daha az kar tutar. Parabol antenler ise simetriktir ve LNB tam merkezde bulunur. Buna karşılık daha çok kar tutar. Parabol anten sıvama tekniği ile basit olarak üretilebilir, ancak Off-Set imalatı için mutlaka kalıp gerekir. (Biriken kar antenin kazancını azaltır.)
 
     
 

LNB (Low Noise Block Down Converter)

Uydu antenin odak noktasında bulunur. Antenin LNB'yi tutan kolu odaklama bakımından çok önemlidir. LNB'nin antene bakan tarafında feed-horn (dalga kılavuzu) bulunur ve antenden farklı açılardan gelen elektromanyetik dalgaları paralel hale getirerek içindeki gerçek dipol antene (7 mm kadar ince bir metal çubuk) ulaştırır. Burada elektromanyetik dalga elektriksel sinyale dönüşür. LNB, yaklaşık 11.000-12.000 MHz bandında gelen uydu tv sinyallerini blok olarak 950-2.150 MHz bandına çevirir. Bu sayede koaksiyel kablo ile sinyaller taşınabilir hale gelir. LNB'nin kazancı yüksek, gürültü seviyesi düşük ve osilatör frekansı çok kararlı olmalıdır. Universal LNB: Bireysel kullanım için tek çıkışlı, V/H Alt bant-Üst bant yayınları alabilir. Universal Twin LNB: Universal LNB'nin 2 çıkışlı olanı (2 ayrı receiver bağlanabilir). Quattro LNB: Uydu ortak anten sistemleri için V-Alt bant, H-Alt bant, V-Üst bant, H-Üst bant için bağımsız ve sabit 4 çıkışı vardır.

• SMATV sistemlerinde ; uydu antenlerinin çapı bireysel kullanıma nazaran binanın büyüklüğüne göre bir veya iki boy üstü olmalıdır.

• LNB profesyonel marka ve model seçilmelidir.

Polarizasyon
Bir verici antenin yatay açısının normal doğrultusu en kuvvetli yayın yaptığı yönü gösterir. Alıcı antenin normal doğrultusu da vericiye bakmalıdır. Bunun yanında verici ve alıcı antenler aynı polarizasyonda olmalıdır (İkisi de yatay veya ikisi de düşey). Yerel VHF-UHF yayınlarda polarizasyon az etkili olmaktadır. Ancak uydulardan yapılan 11-12 GHz frekanslarında dalga boyu 3 cm'den küçük olduğundan polarizasyon çok etkili olmaktadır. Bu sayede uydu yayınları hem yatay hem de düşey polarizasyonlarda yapılarak 11-12 GHz frekans bandı 2 katı olarak kullanılabilmektedir. Tedbir olarak aynı frekansta yatay ve düşey yayın yapılmamakta ancak çok yakın frekanslar kullanılabilmektedir. LNB çevirme ayarında bu özellik kullanılarak polarizasyon ince bir şekilde ayarlanabilir. (Yatay polarizasyonu ince ayarlı bulmak için düşey polarizasyonlu bir yayının tamamen kaybolması gözlenir). Pratikte H=Horizontal ve V=Vertikal tabirleri kullanılmaktadır.

Alt bant - Üst bant
Uydu yayınlarında 10.950-11.600 MHz arası alt band, 11.600-12.400 MHz arası üst bant olarak tarif edilmiştir. Alt bantta LNB osilatör frekansı 9.750 veya 10.000 MHz, üst bantta ise 10.600 MHz'dir. Frekans bandı çok geniş olunca elektronik devrelerin sağlıklı çalışabilmesi için bandın

Multiswitch (Çoklu uydu anahtarı)
Multiswitch cihazının bir uydu için 4 girişi bulunur. Cihaz 2 uydu içinse 2x4=8, 3 uydu içinse 3x4=12 ve 4 uydu içinse 4x4=16 girişi bulunur. Ayrıca 1 adet yerel anten girişi de bulunmaktadır. Çıkışları ise marka ve modeline göre 4, 8, 12, 16, 20 ve 24 olabilir. Örneğin 8/12 multiswitch ile 2 farklı uydunun tv yayınları 12 daireye verilebilir. Her dairedeki uydu alıcısı (receiver) cihazı ile 2 farklı uydudan istenilen kanal seçilebilir. Uydu alıcısı hafızasındaki kanalın frekans, polarizasyon ve bandını bildiğinden gerekli Diseq-C kontrol sinyallerini (koaksiyel kablodan) göndererek, multiswitch'in 8 giriş kablosundan ilgili olana bağlanır. Aynı girişe 1'den fazla bağlantı yapılmasında bir mahzur yoktur. Bu özelliğiyle bir multiswitch, elektronik devre teorisi bakımından yetenekli ve yüksek frekansta çalışabilen bir matrix cihazıdır. Matrix'in kontrolü için ayrı bir girişi (kablo) yoktur ve abone hattı (kablosu) üzerinden kumanda almaktadır.
     
Multiswitch değerlendirme kriterleri
i) Giriş sayısı (TV uydusu sayısı)
ii) Çıkış sayısı (Abone sayısı)
iii) Max. ve min. giriş sinyal seviyesi (Uydu ve yerel yayınlar için dBμV olarak)
iv) Max. ve min. çıkış sinyal seviyesi (Uydu ve yerel yayınlar için dBμV olarak)
v) Giriş-çıkış zayışatma değeri (Uydu ve yerel yayınlar için dB olarak) vi) Kaskat modellerde geçiş kaybı (Uydu ve yerel yayınlar için dB olarak)
vii) Çalıştığı frekans aralığı, besleme gerimi, çektiği akım, boyutlar v.b.

 
Kaskat multiswitch
Çok yüksek ve çok sayıda daireli apartman bloklarında projesine göre bazı ara katlarda aşağı doğru geçişe de imkan sağlayan kaskat modeller kullanılır.
 
     
Splitter (Bölücü)
Bir TV sinyalini girip 2, 3, 4, 6 veya 8 çıkış olarak alabildiğimiz (genellikle) pasif cihazlardır. Bölme işlemi nedeniyle tabi olarak sinyal zayışar ve ne kadar çok bölersek zayışama da o kadar fazla olacaktır. Bölme zayışaması normal olarak marka ve modele göre değişmez, belirli bir tip için sabittir, ancak frekans arttıkça zayışama da artar. Splitter (5-862 MHz): Yerel ortak anten veya kablolu tv sistemlerinde kullanılır. Splitter (950-2400 MHz) : Sadece uydu tv sistemlerinde kullanılır. Splitter (5-2400 MHz) : RF (5-862 MHz) ve IF (950-2400 MHz) bandında kullanılır.
 
     
Tap-Off (Dağıtıcı)
Bir ana giriş ve bir de ana çıkışı vardır. Bunlardan başka modeline göre 1,2,4,6,8 yan çıkışı bulunur. Bunlar 2/1, 2/2, 2/4, 2/6 ve 2/8 Tap-Off diye anılır. Bu ürün sayesinde ana hat devam ederken yan çıkışlar alabilmek mümkün olur. Yan çıkış zayışatma değerleri modeline göre değişir ve projeye göre seçilir : 4-32dB arasında muhtelif yan çıkış (tap) zayışatma değerleri olabilir. Ana giriş ve ana çıkış arasındaki ileri yön (through) zayışatma değeri ise yan çıkış sayısıyla orantılıdır. Splitter ve Tap-Off ürünlerinin zayışatma, empedans, ekranlama ve uçlar arası izolasyon değerlerinin uygun olması gerekir.
     

Amplifikatör
Binadaki çok sayıda tv prizine ulaşmak için kullanılan splitter ve tap-off'ların dağıtma kayıpları ile uzun mesafelerde kablo kayıplarını karşılamak için sinyal kuvvetlendirici (amplişkatör) kullanmak gerekir. Bir tv amplişkatörü geniş bandlı olup çok sayıda farklı sinyali bir arada kuvvetlendirir. Örneğin 47-862 MHz band genişliği olan bir RF Amplişkatör 60 farklı tv sinyalini aynı anda kuvvetlendirebilir. Bu durum pek çok kısıtlamalar ve şartlar getirir : Girişteki sinyallerin seviyeleri (voltajları) arasında fazla fark olmamalı, en yüksek giriş seviyesi şu değeri, en yüksek çıkış seviyesi bu değeri aşmamalı … gibi. Ayrıca kuvvetlendirilecek kanal sayısı arttıkça çıkış seviyesinin düşürülmesi gerekir. (Kataloglarda belirtilir). Sadece uydu bandını (950-2150 MHz) kuvvetlendiren amplişkatörler olduğu gibi hem RF (47-862 Mhz) hem de SAT-IF (950-2150 MHz) bandını kuvvetlendiren anşler de vardır. Bir TV amplişkatörü geniş bandlı olduğu için kazancının frekans bandı boyunca yaklaşık sabit olması çok önemlidir. Ayrıca düşük gürültülü olmalıdır. Bu özellikleri zayıf olan bir kuvvetlendirici bazı kanallarda veya bandın genelinde arka planda hissedilen görüntü sorunlarına yol açar. Elektriksel gürültü sorunu nedeniyle istenilen sayıda amplişkatör ardarda bağlanamaz. Uzun bir hatta çok sayıda anş kullanılırsa tv ekranında kumlama (gürültü) oluşur. Bu nedenle özellikle büyük veya büyücek binalarda projelendirme ve malzeme cihaz seçimi daha fazla önem kazanır. Kabloların yüksek kaliteli olması bu sorunda en büyük faydayı sağlamaktadır.

 
 

TV-SAT Priz
Uydu ortak anten sisteminin tv prizi en az 2 çıkışlı olmalıdır. Birinci çıkış TV-Radyo için, ikinci çıkış F-konnektörlü SAT (uydu) için olmalıdır. FM radyo için ayrı çıkışlı veya 2 SAT çıkışlı modeller de bulunmaktadır. Uygulama durumuna göre sıva altı (S/A) veya sıva üstü (S/Ü) modeller kullanılabilir.

Konnektör

Kabloları cihazlara veya devre elemanlarına bağlamak için kullanılan konnektörler sanıldığından çok daha fazla önemlidir. Bunun birinci sebepi bağlantı nedeniyle oluşan temas direncinin küçük ve kararlı olması zaruretidir. Diğer yandan yüksek frekanslı tesisatlarda empedans uyumunun konnektör noktalarında da sağlanması gerekir, aksi takdirde yansıma ve ilave zayışama oluşur. Yüksek frekans tv tesisatlarında konnektör olarak başlıca;

• Uydu frekans kısımlarında sahada, priz ve cihaz girişlerinde F-konnektör,

• RF kısımlarında sahada F-konnektör, prizde ve cihazda TV-şş, kullanılmaktadır. F-konnektörlerin gerektiğinde sıkmalı tip, TV-şş'lerin metal muhafazalı olması daha faydalı olmaktadır. Unutmamak gerekir ki kesilen bir kablo asla ilk haline getirilemez. Bu nedenle bağlantıda kullanılan konnektörün şekli, ölçüleri ve malzeme kalitesi çok önemlidir.

Coaxial (Eş Eksenli) Kablolar
Bu kablo çeşidi iki ucunun eş eksenli olduğu silindirik bir yapıya sahiptir. İkinci uç (örgülü ekran) birinci ucu (canlı uç) çerçeveler ve elektromanyetik dalga iki uç arasında yer alan dielektrik malzeme üzerinde ilerler. Bu yapı yüksek frekans için hem korumalı hem de zayışamanın daha az olduğu bir özellik taşır. Koaksiyel kablo frekansa göre artan bir şekilde zayışatma yapar, bu konudaki üretici tabloları çok önemlidir. Kablonun, 100m için 1Mhz ile 2200MHz arasındaki zayışatma değerleri ve karakteristik empedansı bilinmelidir.
 
     
Skin Effect (Deri Olayı)
Bir elektrik akımı frekansı 0 iken (DC akım) içinden geçtiği iletkenin tüm kesitini eşit bir şekilde kullanır. Ancak frekans arttıkça iletkenin ortasında akım yoğunluğu azalıp yüzeye doğru çekilir. Buna deri (cidar) olayı veya skin effect denir ve 1 MHz'den itibaren kendini belli eder, 100 MHz'den sonra çok etkili olur ve uydu TV frekanslarında (1.000 MHz) üstü tamamen iletkenin yüzeyini kullanır. Bu nedenle malzeme ekonomisi sağlamak ve maliyet unsurlarını kablonun diğer kalite özelliklerine katabilmek için çelik özlü bakır kaplı iletkenler kullanılır. (Kablo canlı uç kesiti 1-2 mm gibi çok küçük olmasa kablonun ortasını tamamen boşaltmak da aynı sonucu verirdi. Nitekim yüksek güçlü ve yüksek frekanslı kalın TV verici kablolarının ortası boşluktur ve gerektiğinde bu boşluk su soğutma amaçlı olarak bile kullanılmaktadır.) Çelik özlü kablolar CCS: Copper Clad Steel, yani türkçe olarak bakır kaplı çelik tel olarak anılmaktadır.
 
     
SMATV Sistemlerinde Koaksiyel Kablo Seçimi
Dış ve iç iletken arasında kullanılan malzemenin dielektrik sabitinin düşük olması kabloda oluşacak zayışamaları da daha düşük seviyelere çeker. Bu yüzdendir ki şziksel köpüklü coaxial kabloların zayışama değerleri, kimyasal köpüklü coaxial kablolara göre daha iyi seviyelerdedir. Coaxial kablolarda iç skin (iç iletken üzerindeki çok ince katı polietilen tabaka) kullanılması, kablonun daha uzun ömürlü olması açısından bir avantaj sağlar. Bu iç skin malzeme, iç iletkene yapıştırılır. Bu sayede kablonun ucundan girebilecek suyun kablo boyunca ilerlemesinin önüne geçilmiş olur. İletken üzerinde herhangi bir nemli tabaka oluşmayacağı için, iletkenin zamanla oksitlenmesinin önüne geçilmiş olur. fiziksel köpüklü coaxial kablolarda, dielektrik malzemedeki köpük yapısı homojen olduğundan, empedans kararlılığı da kimyasal köpüklü coaxial kablolara göre daha üstün seviyelerde olur.
 
     
Kimyasal köpürtme teknolojisi ile köpük oranı %45 - %50 seviyelerine ulaşabilir, şziksel köpürtme ile %70 - %75 seviyelerine kadar çıkılabilir. Köpük oranın yüksek olması, zayışamaların daha düşük seviyelere inmesi gibi bir avantaj sağlar. Fakat bunun bir sonucu olarak, şziksel köpüklü koaksiyel kabloların izolasyonları, kimyasal köpüklü kablolara göre daha süngerimsi ve kırılgan bir yapıya sahip olur. İşte bu kırılganlığın önüne geçebilmek için, şziksel köpüklü coaxial kabloların izolasyonları dış skin (izolasyon üzerindeki çok ince katı polietilen zar) ile kaplanabilir. Bu katı polietilen zar sayesinde, kırılgan olan izolasyonun mekanik direnci artar. Kablonun üzerinde dış skin malzemesi olup olmadığını anlamanın çeşitli yolları vardır. • Dış skin kullanılan kabloların yalıtkanlarının yüzeyleri daha pürüzsüz olur. • Dış skin malzemesi kullanan imalatçılar, genellikle bu tabakanın kolaylıkla fark edilebilir olması açısından, bu ince tabakayı renklendirirler. Böylece son kullanıcı, kablonun kesitine baktığında bu tabakanın varlığını kolaylıkla görebilir. Soldaki resimde, iç ve dış skin tabakası gösterilmektedir.
     
Kablo Dış Kılıfı
Kabloları seçerken, dış kılıf malzemeleri de uygulamaya göre seçilmelidir.
• PVC dış kılışı kablolar, sadece dahili ortamlarda kullanılmak için uygundur.
• Kablonun kullanımı sırasında harici ortamda bulunması söz konusu ise, dış kılıf malzemesi olarak Polietilen tercih edilmelidir.
• Aleve dayanıklı ve dumanı zehirlemeyen bir kabloya ihtiyaç duyuluyor ise, Halogen Free (Halojensiz) model kablo tercih edilmelidir. Projelendirme sırasında, üretici şrmaların kataloglarında belirttikleri empedans, zayışama, kapasitans, yayılma hızı gibi özellikler incelenmeli ve projelerin buna göre çizilmesi gerekmektedir. Üretici şrmaların kataloglarında yazan değerler, uygun test koşullarında ölçülmüş değerlerdir. Bu sonuçları alabilmek için, doğru konnektör seçimi, konnektörlerin bağlantılarının doğru yapılması oldukça önemli rol oynar. Üretici şrma ayırt etmeksizin, her kablonun zaman içerisinde yaşlanacağı ve zayışama değerlerinin de yükseleceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu zayışamaların zaman içerisinde ne kadar yükseleceği konusunda bilgi almak için üretici şrma ile görüşülebilir. Kablo üretimi yapan şrmaların, test laboratuarlarında yaşlandırma için uygun donanımlar bulunmalıdır. Bu yaşlandırma testlerini yapmış olan şrmalar, ürettikleri kabloların zayışamalarının zaman içerisinde % olarak ne kadar artacağı konusunda bilgi verebilirler. Ana hatlarda RG-11, tali hatlarda ise RG-6 kablo kullanmak gerekir. RG-59 kabloyu sadece TV-SAT prizden sonra ara kablo olarak kullanmak uygun olur. Kablolar tesisat sırasında en çok zaman alan ve kalitesiz olduğu anlaşıldığında değiştirilmesi çok zor olan bir malzemedir. İçinde taşıdığı enerji kabili ihmal olan buna karşılık taşıdığı datanın karmaşıklığı nedeniyle yüksek frekans elektronik kablolarını seçerken bu yazıda açıklanmaya çalışılan hususlara dikkat etmek gerekir. Tabi ki bunun pratik yolu, üretici şrmanın sertişkaları, Ar-Ge yeteneği, test&measurement imkanları, ihracat kabiliyeti ve bunları temsil eden piyasadaki itibarı ve marka değeridir.
     

Kablonun Döşenmesi (Kablaj)
Kabloların binalara döşenmesi sırasında oluşabilecek olan zayışamalar, bazı koşullarda kablo boyunca oluşan zayışamaların üzerine çıkabilir. Kabloyu döşeyen şrmaların bu konuda dikkat etmeleri gereken çok önemli noktaların bazıları aşağıdaki gibidir:

• Kablolar, kataloglarda yazan minimum bükülgenlik yarıçapından fazla bükülmemelidir.


• Konnektör bağlantılarının özenli ve doğru bir şekilde yapılması gerekmektedir.

• Kabloların, kablo bağı aracılığı ile bir arada tutulması gerekiyor ise kablo bağı aşırı sıkılmamalıdır. Kabloların, kablo bağı içinde yukarı aşağı hareket ettirilebiliyor olması gerekmektedir.

• Coaxial kablolar, enerji hatlarından uzak noktalara döşenmelidir.

Uydu Ortak Anten Tesisatı
14 Katlı, 27 + 1 = 28 Aboneli Tip Proje Örneği
Aşağıda örneği bulunan tip projesi Serpa Mühendislik tarafından hazırlanmıştır.

     
*Bu çizim bir tip projedir, uygulama projesi değildir.

 

Teknik Bülteni Pdf Olarak İndirmek İçin Tıklayınız.

 

 
     
 
Sitemap Web Tasarım Data1